Muzaffer Yuner ile Teknoloji Liderleri | Fatih Boran Berber

06
Nis
Muzaffer Yuner ile Teknoloji Liderleri|Fatih Boran Berber
  • TeknoSOR
  • 955 Views
  • 0 Comment
  • Business Channel Türk TV . Muzaffer Yuner . Teknoloji Liderleri . teknosor .

Muzaffer Yuner : Merhaba sevgili Business Channel Türk izleyicileri. Çayınızı kahvenizi alın, telefonunuzun sesini kısın keyifli sohbetimiz başlıyor. Her hafta değerli konuklarımla sizin evinize misafir oluyoruz. Bu hafta da çok değerli bir konuğumla sizinle beraberiz. Sayın Fatih Boran Berber, hoş geldiniz öncelikle.

 

Fatih Boran Berber : Hoş bulduk Muzaffer bey.

 

Muzaffer Yuner : Fatih bey izleyicilerimiz için önce sizi kısaca tanıyalım, ardından sorularımıza geçelim.

 

Fatih Boran Berber : Çok teşekkür ederim. 1971 Ankara doğumluyum. 1992 ODTÜ bilgisayar mühendisliğinden mezun oldum. Yaklaşık 20 yıl kadar teknoloji sektöründe büyük kurumsal firmalarda profesyonel olarak görev aldım. Son 5-6 yıldır da kendi firmamız olan Teknosor Teknoloji hizmetlerinin genel müdürü olarak görev yapmaktayım. Hizmetlerimiz bu şekilde devam ediyor.

 

Muzaffer Yuner : Peki hemen sorulara başlayalım. Öncelikle Teknosor nasıl bir şirkettir? Ne iş yapar? Kime hizmet verir? Kısaca bir özet yapar mısınız?

 

Fatih Boran Berber : Tabii ki. Aslında her şirketin bir kuruluş hikayesi vardır. Kısaca ben o hikayeyi anlatmak isterim. 20 yıl uzun bir süre teknoloji sektöründe profesyonel olarak çalışmak.

 

Muzaffer Yuner : Oldukça. Teknolojinin baştan sona çok değiştiği bir dönem.

 

Fatih Boran Berber : En değiştiği dönem diyelim. Özellikle internetin her alanda devreye girmesiyle beraber. 20 yılda profesyonel hayatta en son geldiğim noktada iş geliştirme yani teknolojiyle ilgili yeni işler yeni hizmetler nasıl geliştirilir üzerine çalıştım. Burda da şunu gördüm. Belli konularda ihtiyaçlar var. Bunlar özellikle bireyler ve KOBİ çok hızlı gelişen teknolojilerin kullanımı konusunda biraz desteğe ihtiyacı var. Mesela Türkiye olarak biz teknolojiyi çok iyi satın alıyoruz en son teknolojiler anında ülkemizde. Peki bu teknolojilerden yeterince faydalanabiliyor muyuz? En iyi şekilde kullanabiliyor muyuz? Özellikle KOBİ’ler Türkiye’nin gelişmesini sağlayacak yapı taşı, lokomotif olan KOBİ’lerin bu teknolojiyi  kullanarak kendilerini bir sonraki aşamaya getirebilecekler mi? Ürünlerini dünyaya pazarlayabilecekler mi? konusunda bir açık gördük. Bu konuda hem bireylere hem KOBİ’ye destek olunabilinmesi gerektiği konusunda bir açık gördük. Buradan yola çıktık aslında. Tabi böyle bir açık herkes görüyor, bunu hem para kazanabilir hem sürdürülebilir bir iş modeli haline çevirebilmek işin kritik noktası. Orda da iş geliştirme tecrübelerimizden faydalanarak bir model geliştirdik. Hem kaliteli bir hizmet olsun hem de maliyetleri, alınılabilirlik ölçüsünde hem bireylere hem de KOBİ’ye maliyet açısından da faydalı olsun. Buna baktığımız zaman son teknolojilerin gelişmesi de bize yardımcı oldu. Bu da nedir? Uzaktan bağlantı teknolojileri. O zaman dedik ki 20 yıllık tecrübemizle şunu gördük aslında problemlerin %90’ı donanımsal, cihaz arızalarından kaynaklanmıyor. Ya bir ayar, ya bir kurulum, ya bir uygulama hatası gibi sebeplerle oluyor. Dolayısıyla dedik ki aslında bunların %90’ı uzak bağlantı teknolojilerinden faydalanarak bilgisayar, telefon, tablet, akıllı televizyonlara uzaktan bağlanarak sorunun tespitini yapıp hatta çözümünü dahi o anda yapabiliyoruz. Son 5 yıldır gelişen teknolojiler sayesinde yapabiliyoruz. Bu 5 yıl içerisinde baktığımızda iphonelar, androidler yani bilgisayarların yerini alan telefonlar, tabletler, televizyonların akıllı olması, konsolların akıllı olaması hatta şimdi günümüzde IoT denilen “internet of things” herşeyin akıllanarak internete bağlı olması, akıllı ev teknolojileri. Bunların gündemde olduğu bir zamanda, bunların en iyi kullanılabilmesi, en efektif uygulanabilirliği üzerinde çalışan bir şirket kurmaya çalıştık Teknosor olarak.

 

Muzaffer Yuner : Gördüğüm kadarıyla başarılı olmuşsunuz zaten.

 

Fatih Boran Berber : Teşekkür ederim.

 

Muzaffer Yuner : Peki. Aslında siz kısaca ipuçlarını verdiniz. Özet olsun diye de soruyorum. Teknosor nelere hizmet verir? Hangi tip cihazlara hizmet verir?

 

Fatih Boran Berber : Çok güzel bir soru. Aslında biz şirketi kurarken sizler gibi duayenlere, abilerimize, arkadaşlarımıza danıştık. Hep böyle takılınan bir nokta vardı. “Nasıl servis seviyesi vereceksiniz?”,  “2 saatte çözümü nasıl garantileyeceksin?”,  “Nasıl bütün teknolojilere?”. Çünkü biz bütün teknolojilere destek vermek amacıyla yola çıktık. Bu da bir farklılık yaratıyor. Aslında Dünya’da da ilkler arasında çünkü bir hizmet konusu ya mobile hizmet veriyor veya bilgisayara hizmet veriyor veya internete hizmet veriyor veya modeme hizmet veriyor. Biz tüm teknolojilere hizmet vermek üzere yola çıktık. Hep bize gelen soru şuydu “Şu marka şu modeli 2 saatte nasıl çözeceksin?”, “Hepsini bilemezsin ki?”. Şimdi bu yaklaşım bize geliyordu ve biz de dedik ki: “Bakın bizim hizmet vermek istediğimiz kitle birey ve KOBİ. Birey ve KOBİ şu an aldığı hizmet nedir buna bakalım.” Şu an hiçbir standardı olmayan, maliyetleri belli olmayan bir şekilde hizmet alıyorlar. Büyük kurumlar gibi değil. İhtiyaçları da bir gün içerisinde, yaklaşık 24 saat içerisinde sorunlarının çözülmesi onlar için yeterli. Biz de bunu hedefleyerek çalışıyoruz. %90’ını anında çözümleyebiliyoruz. Çözümleyemediğimiz konularda da araştırıyoruz, ilgili birimleri arıyoruz, yetkili mercileri müşteri yerine biz arıyoruz ve sonucu belirledikten sonra müşterimizi geri arıyoruz, sorununu çözüyoruz. Şu ana kadar 500.000 üzerinde müşteriye hizmet vermişiz. %10’u KOBİ dersek 50.000 civarında KOBİ’ye hizmet vermişiz. Şikayet çağrısı 10-15’i geçmez. Onlar da genellikle çok pahalıya geldi vs. şikayetler. Ücret iadesi yaparak orta yolu buluyoruz. Şimdiye kadar herkes teşekkür etti. Buradan yola çıkarak doğru iş yapıyoruz.

 

Muzaffer Yuner : Kesinlikle doğru iş yapıyorsunuz.

 

Fatih Boran Berber : Teşekkür ederiz.

 

Muzaffer Yuner : Hepimiz aslında teknolojinin içinde de olsak teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki; ona erişmek çok zor. Dolayısıyla üretilen yeni ürünler de çok da kullanıcı dostu olmuyorlar.  Bugün itibariyle baktığımızda hangimiz annelerimiz babalarımızın bir televizyonu rahat açıp kapatıp seyredebildiğini söyleyebiliriz ki? Bir televizyon sonuçta.

 

Fatih Boran Berber : Evet. 3 tane kumanda var ortalıkta. Yeni bir eve gittiğiniz zaman zaten dokunamıyorsunuz.

 

Muzaffer Yuner : Hiç kolay değil. Dolayısıyla sizin hayatı kolaylaştırıyor olmanız. Hele hele tek bir cihazda bağlı kalmayıp, yani bugün TV diye örnek veriyoruz ama, televizyon dediğiniz şey üstünde set-top-box var, internete bağlı modemi var, operatörü var, uydu cihazı var. Baktığınız zaman televizyonu seyredemiyorum dediği zaman sorunun nereden kaynaklandığını bulabilmek, ya da bu cihazların hepsine birden destek verebilmek çözüm bulmak çok da kolay değil.

 

Fatih Boran Berber : Blu-Ray cihazı bağlamak, bir yandan ses sisteminizi bağlamak istiyorsunuz ve bunların hepsinin bir anda çalışabilmesi lazım.

 

Muzaffer Yuner : Peki. Dediniz ki bizim çağrı merkezimiz, aslında çağrı merkezi olarak tanımlamak ne derece doğru bilmiyorum çünkü benim bildiğim kadarıyla sizin çalışanların hepsi birer uzman. Çok konuyu bilen uzmanlar, belli bir alanın da uzmanı değiller üstelik.

 

Fatih Boran Berber : Çok doğru. Belli alanlarda spesifik uzmanlıklar da var. Ama genel olarak tüm çağrılara destek verebilecek nitelikteler. O eğitimden geçiyorlar.

 

Muzaffer Yuner : Çağrı merkezinde böyle kaç tane uzmanınız var?

 

Fatih Boran Berber : Şu an 25 ila 30 kişi arasında değişiyor. Bizim en büyük özelliğimiz şu. 25-30 kişilik kemikleşmiş bir kadromuz var. Proje bazlı olarak ihtiyaç dahilinde hızla büyüyebiliyoruz. Çünkü evden çalışan asistan modelimiz var. Bir CV havuzumuz da mevcut. İhtiyaç oldukça, 50 kişilik yeni bir proje gündeme geldiği zaman, 50 kişilik uzman ordusunu bir ay gibi bir sürede hem sistemsel, hem de konuyla ilgili eğitimlerini verip faaliyete geçirebiliyoruz. Aslında modelimizin en büyük güçlerinden biri de bu. Biz yapmış olduğumuz anlaşmalarda, sözleşmemiz var yıllık olarak da yenileniyor ama sözleşmeye bağımlı bir ilişkimiz de yok firmalarla. Yani biz o faydayı, hizmeti verdiğimiz sürece sözleşme, iş devam ediyor. Yoksa bir ay öncesinden bize diyebilirler ki sözleşmeyi durdurmak istiyorum, bizim için hiçbir mahsuru yok. Hizmeti verdiğimiz sürece biz faaliyetimizi sürdürüyoruz. Dolayısıyla yeni bir iş geldiğinde de aynı şekilde bir esnekliğimiz var.  Diyebiliyoruz ki; “Bakın deneyelim, size hizmeti verelim, faydamızı görün, buna göre devam ettirelim.”  Aynı uygulama denemesi gibi bir ay hizmet denemesi yaptığımız müşterilerimiz oluyor. Bu sayede hem müşterinin hem bizim riskimiz azalıyor. Çünkü bizim o kadroyu almamız ve daha sonra kadronun ayrılması da bir risk. Onlar açısından da çok işlerine yaramayacak, çok mutlu kalmayacakları bir hizmet sözleşmesini yıllarca altına atmaları bir risk. Bundan kurtarmış oluyoruz.

 

Muzaffer Yuner : Diyelim ki ben Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirketim, birçok ürünümü de Türk pazarına sundum. Bu sizin hizmet verebileceğiniz ürünler, cihazlar, yazılımlar olsun. Ben size gelip ne diyorum? Benim yerime bu işleri siz yapın mı diyorum? Nasıl başlıyorum sizinle konuşmaya?

 

Fatih Boran Berber : Çok güzel bir soru teşekkür ederim. Bu konuda çokça geliyor firmalar. Çünkü “Dünya’daki ve Türkiye’deki ekonomik konjonktüre göre firmaların bir kısmı acaba maliyetlerimizi düşürebilir miyiz?” yaklaşımıyla çağrı merkezlerine geliyorlar. Kimileri “Daha profesyonel yapabilir miyiz? Bu işi bilen kişilere devredelim” diyenler olabiliyor.

 

Muzaffer Yuner : Müşteri memnuniyeti açısından önemli bir nokta.

 

Fatih Boran Berber : Bir kısmı da daha önceden deneyimlememiş, “Böyle bir birim kursak bize bir faydası olur mu? Çağrı merkezi gibi ya da müşteri bilgilendirme hattı ya da destek hattı gibi. İş saatleri içerisinde santral üzerinden verilen belli kişilerin verdiği bilgilendirme yerine 7/24 devreye alsak faydası olur mu?” diye. Bunların hepsinin bir mantığı var ve müşterinin aslında tam olarak ne istediğini neye ihtiyacı olduğu ile başlıyoruz. Analiz ediyoruz. Analize göre ona uygun modelde çözüm sunuyoruz. Çok esneğiz bu çözümlerde. Kuvvetli olduğumuz konu teknoloji olmakla beraber biz artık evrildik inovatif çözüm sunan dış kaynak hizmetleri veren bir şirketiz diyoruz. Müşterilerimize zaman, para kazandırıyoruz. Kaynak tasarrufu sağlıyoruz. Çünkü etkin kullandığımız teknolojiler tam olarak o kişinin ihtiyacına spesifik o maliyetlerde çerçevesinde kalan bir hizmet veriyoruz. O sayede müşteri de memnun oluyor. Diyoruz ki müşteriye; “Şu an sizin belli bir kaynağınız var bilgi verme işini yapabiliyor. Gün içerisinde bu kaynak mevcut iken kullandığımız teknolojileri size de kullandıralım, o kaynaklar cevap versinler, onların cevap veremediği ya da meşgul olduğu noktada bizim havuzumuza düşsün, daha sonra mesai saatleri dışında, hafta sonu, bayram ve seyranlarda direk bize düşsün biz sizin sistemlerinizle entegre olalım, siz kayıtları nasıl açıyorsanız bere bir aynı sanki sizin şirketinizde çalışan ekiplermişiz gibi davranalım. Kurumsallığınız aynı devam etsin. Çağrıları almaya aynı sizin telefonunuzdan devam etsin.” şeklinde hibrit modellerle veya tamamen dış kaynak kullanımı olabilir. Müşterinin tam isterini ölçerek ve onun da kaynaklarını en iyi kullanarak …

 

Muzaffer Yuner : Varsa eğer onları da kullanarak.

 

Fatih Boran Berber : Çok zorlamayarak. Siz o kaynağı kapatacaksınız, bize devredeceksiniz gibi zorlamalar yapmadan orta yolu bulan inovatif yaklaşımlarla yaklaşıyoruz müşterilerimize. Ama bazen şöyle bir şeyle de karşılaşmadığımız olmuyor değil. “Biz bu hizmeti daha ucuz olsun diye düşünmüştük siz bize daha pahalı bir şey çıkardınız.” Şimdi aslında pahalı ne demek tartışılır. Biz gerçekten en az 5 yıl çağrı merkezi tecrübeli uzman kaynaklarla hizmet veriyoruz. Bu kişilerin hepsi çağrı merkezinde nasıl konuşulacağını, nasıl iletişim kurulacağını bilen kişiler. Telefonunuza çıkan herhangi bir kişinin karşılayacağı ya da vereceği bilgiden daha farklı bir niteliği var. Ayrıca biz herşeyi raporluyoruz. Mesela santralde telefona çıkan kişi bir kişiye bilgi veriyor ama siz bunun tüm kayıtlarını tutuyor musunuz? CRM ortamında, bildirim ortamında tüm bu bilgileri alıyor musunuz? veya bir durum olduğu zaman geri sarıp bakabiliyor musunuz? gibi arkaplanda size katma değer sağlayan değerler var bunları da değerlendirmek lazım maliyetler konusunu düşünürken.

 

Muzaffer Yuner : Kesinlikle. Bunların hepsi müşteri memnuniyeti olarak günün sonunda müşteriye yansıyan şeyler, müşteriden de firmaya yansıyan şeyler. Dolayısıyla bunların hepsini beraber değerlendirmek bence de çok daha doğru.

 

Firmayla iş birliği yaptınız ama ilk defa karşılaştığınız bir ürün. Hiç daha önceden hizmet vermediğiniz çok değişik bir ürün örneğin IoT ile ilgili spesifik bazı ürünler. Bunlar için ne yapıyor firma? Önce sizin elemanlarınızı mı eğitiyor?  Yoksa sizde eğitmenler var onları eğitiyor sizin eğitmenleriniz mi çağrı merkezinde görevli olanları eğitiyor. Nasıl ilerliyorsunuz?

 

 

Fatih Boran Berber : Tam olarak böyle oluyor gerçekten. Siz de konuyu bildiğiniz için net ifade ettiniz. Biz yapısal olarak o esnekliği sağlamak için Türkiye’nin her yerinde asistanlarımız var. İzmir, İstanbul, Ankara, Erzincan, Erzurum, Mardin gibi. Dolayısıyla bizim onların hepsini toplayarak sınıf eğitimi verme şansımız yok. Dediğiniz gibi firmanın merkezinde veya arge merkezinde o ürünün detay eğitimlerini bizim eğitim uzmanlarımız öncelikle alıyor, bu eğitim uzmanlarımız eğer hazırda bir eğitim videosu veya dokümantasyonu varsa bunlar üzerinden, yoksa da bunları hazırlayarak tüm ekiplerimizi telekonferans yöntemiyle hem o sunumları anlatarak hem üzerinden geçerek dediğiniz gibi önce eğitimcinin eğitimi alınıyor sonra eğitimcimiz bizim tüm ekiplerimizi eğitiyor. En zorlu teknoloji içselleştirme süreçlerinde dahi eğitim süremiz bir ayı geçmiyor.   Dolayısıyla çok hızlı hizmete başlayabiliyoruz, böyle bir avantajımız var.

 

Muzaffer Yuner : Bunlar teorik eğitimler midir yoksa cihazı bir fiil ofise aldığınız ve üzerinde oynadığınız oluyor mu?

 

Fatih Boran Berber : Tabi tercih ediyoruz. Bize ne kadar çok cihaz verirlerse o kadar memnun oluyoruz. Ofisimiz oyun atölyesi gibi oldu.

 

Muzaffer Yuner : Bazen hakikaten denemek gerekiyor, müşterinin söylediğini yapmak gerekiyor. Öngörülmemiş bir senaryo olabilir, onu uygulamak gerekiyor.

 

Fatih Boran Berber : Biz KPI’lar, temel performans endekatörleri koyuyoruz. Bazı arkadaşlarıma günde 2 saat belli oyunlarda level atlama görevi veriyorum. Dışarıdan gelen bir kişi ne yapıyor adam iş yerinde oyun oynuyor ya görmüyor mu patron diyor. Halbuki ben “Hala level atlayamadın mı? Biraz daha iyi oynaman lazım. Bir saat daha oyuna harca.” diyorum.

 

Muzaffer Yuner : Burada tabii neyi hedefliyorsunuz?

 

Fatih Boran Berber : Ne hedefliyoruz? O elemanın o konudaki uzmanlığını ölçmek ve müşterinin benzer bir sorun yaşadığı zaman sorduğunda “Ben bunu yaşamıştım, şöyle yapman gerekiyor.” şeklinde hızlıca cevabını verebilmesi için.

 

Muzaffer Yuner : Çok güzel. Peki bunun ücretlendirilmesini – model olarak soruyorum miktar olarak sormuyorum – nasıl yapıyorsunuz? Dakika bazlı mı? Agent (Asistan) olarak mı? Nasıl bir modellemeniz var?

 

Fatih Boran Berber : Hep güzel kritik soruları soruyorsunuz Muzaffer bey. Evet, o noktaya en son geliniyor. Fiyat konusuna ama genelde en çok merak edilen o bir yandan da. Her ne kadar hizmetiniz iyi olursa olsun “Acaba bana uyacak mı?” sorulan bu. Yine burada o inovatif yaklaşımımız şunu gerektiriyor. Biz gerçekten sağladığımız katma değerin karşılığını almalıyız. O katma değeri eğer yaptığımız iş doğruysa, müşteriyle “Biz şunu şunu yapacağız. Şu eğitimlerden geçerek şu kalite standardında yapacağız.” diyerek anlaştığımızda zaten bizim yapacağımız işin yaratacağı katma değer belli olmuş oluyor. Orada bir soru işareti olmuyor. Ondan sonra kurduğumuz model çerçevesinde harcadığımız birim enerji bizim için maliyet. Benim her kaynağımın her dakikası önemli. “Ben senin istediğin işi yapıyorum. Benim de birim maliyetim şu.” diyerek dakika bazlı maliyetlendirme yapıyoruz.

 

Muzaffer Yuner : Anladım. Bir kişiyi ne kadar süre kullandıysanız o kadar maliyetlendirme yapıyorsunuz.

 

Fatih Boran Berber : Evet. Bazen bir iş tüm ekipleriyle bize dış kaynak olarak kullandırtıyor. Mesela 10 kişilik bir ekip işi, örneğin 2 vardiya. 10 kişi sabahtan 10 kişi akşamdan giriyor.  Bu bir özel proje. O zaman insan kaynağı bazlı konuşabiliyoruz. Bazen insan kaynağı transferi de söz konusu olabiliyor öyle durumlarda. Daha küçük aylık 5.000 ila 10.000 dakikalık hizmetler çerçevesinde kalan konularda genelde dakika bazlı ilerliyoruz. Değişmeyen 7/24 hizmetimiz var. Sabah 08:00-18:00 alınmasıyla, 7/24 alınması arasında bizim açımızdan bir fark yok. Çünkü bizim havuzumuz buna uygun.

 

Muzaffer Yuner : Bizim bildiğimiz ve destek aldığımız bir çok firmanın arkasında siz varsınız. Bunu bazen biliyoruz bazen bilmiyoruz. Ve firmalara da ciddi anlamda tasarruf ve müşteri memnuniyeti anlamında da ciddi bir üst seviyede hizmet veriyorsunuz. Önümüzdeki dönemde planlarınız nelerdir? Yeni hizmetleriniz olacak mı? Nerelere ve hangi alanlara genişletmeyi düşünüyorsunuz?

 

Fatih Boran Berber : 5. yılımızı doldurduk, 6. yılımızdayız. Bu her halde bir süreç. 5 yılda iş ortaklarımızla büyüme hedefini tutturduk. İş ortaklarımız Türk Telekom ile beraber 11820 Teknoloji Destek Hattını kurduk.  Teknosa ile Teknoloji Destek Paketini oluşturduk. Bu firmaların gücüyle beraber, onların pazarlama ve sahaya erişim gücünden yararlanarak güzel hizmetler verdik. Mesela Türk Telekom’un vermiş olduğu modemlerin destek hattı olarak arkaplanda biz bu hizmeti verdik. KVK Teknik Servis gibi büyük bir gücün arkasındaki güçtük. Bundan sonra kendi sahip olduğumuz, Teknosor Teknoloji’ye ait markalarımız CallFix Teknoloji Hizmet Paketi, TeknoDestek blog ve forum sitesi üzerine ağırlık vererek son kullanıcı ve KOBİ’ye kendi ürünlerimizle gitmeyi hedefledik.

 

Muzaffer Yuner : Şunu mu anlıyorum. Eskiden aldığımız ürünle beraber aldığımız hizmeti şimdi sizden böyle bir bireysel olarak ben gelip sizden yani Teknosor’dan böyle bir paket alıyorum.

 

Fatih Boran Berber :  Yeni hedefimiz bu yönde. Çünkü daha yaratıcı ve kendi kendimize hareket edebiliyoruz. Büyük firmalar tabii ki büyük destek, ama bir ürünün kararını vermek ve onu çıkarmak bazen yıllar alıyor. Titanik gibi düşünün, tornistan ettirmek uzun ve zahmetli olabiliyor. Biz kendimiz daha esnek ve ihtiyaç duyulan, örneğin son planladığımız ürünler içerisinde, evinizin ya da ofisinizin her yerinde internet çeksin hizmet paketimiz. Bunun içerisinde access point ve repeater gibi wi-fi kablosuz ağ yayıcı sistemler veya modemler sunuyoruz.

 

Muzaffer Yuner : Cihazı da mı alacaklar?

 

Fatih Boran Berber : Hayır cihazı bir paket halinde biz veriyoruz. Hem cihazın kendisi hem de hizmetin içeriğini paketleyip müşterimize sunuyoruz. Bunu farklı web kanallarından, dijital kanallardan ve TV kanallarından da sunmayı düşünüyoruz. Burası da CallFix Teknoloji Destek Paketimizi tanıttığımız bir mecra olsun. Bir yandan da ihtiyaç olarak gördüğümüz çocuk izleme, yaşlı izleme veya marketimizi, bakkalımızı, kafemizi izleme kameraları ile birlikte bu kameraların kurulum hizmeti ve cep telefonundan izleme gibi aslında çok ihtiyaç olan ama insanların gözünde çok büyüyen, “nasıl alacağım nasıl yapacağım?” diyen ama neredeyse her evin her ofisin ihtiyacı olan konularda böyle İsviçre çakısı gibi paketler oluşturup, müşterilerimize çok uygun fiyatlara ve yine telefon hattımızdan ve uzaktan bağlantıyla destek vererek kolaylıkla kurulup, her anda bunun aktif bir şekilde çalışmasını sağlayacak hizmetler vermek. Aslında amacımız tek noktadan Türk halkının ve KOBİ’sinin ihtiyaç duyduğu teknoloji desteğini tek noktadan uygun maliyette sağlayabilmek.

 

Muzaffer Yuner : Çok güzel. Aslında biraz önce söylediğiniz gibi gerçekten bunlar ihtiyaç olan konular. Çevreme bakınca birçok insanlarda da ciddi sıkıntılar var. “Böyle bir şey istiyorum ama …” diyerek bazen ismini koyuyorlar, bazen ismini koyamıyorlar ama nasıl yapacaklarını açıkcası korkarak yaklaşıyorlar.  Büyük firmalardan bahsediyorum “Ben şu firmaya böyle bir şey alsam bunun hizmeti çok pahalı, gelip kurulması pahalı” vs. halbuki “Ben biraz anlıyorum bu işlerden bana birisi destek olsa ön ayak olsa ben yaparım bu işi.” ama buralarda hakikaten bir belirsizlik var.

 

Fatih Boran Berber: En azından danışmak istiyor insan. Bir kişi arayıp danışadabilir, biz bu konuda çok açığız. Böyle bir hedefimiz var Muzaffer bey. İnşallah önümüzdeki yıllarda bizi daha sık göreceksiniz.

 

Muzaffer Yuner : Size Teknosor web sitesi üzerinden mi erişsinler.

 

Fatih Boran Berber : Tabii. Web sitesindeki her türlü iletişim bilgilerimiz, çağrı merkezi telefonlarımız var. Özellikle 0850 532 26 66 nolu telefonumuzdan CallFix Teknoloji Hizmet Hattı’mıza bağlanabilirler. Her türlü taleplerini iletebilirler. Biz de bunu farklı mecralarda duyuracağız.

 

Muzaffer Yuner : Çok teşekkür ediyoruz. Buraya kadar zahmet ettiniz. Çok da değerli bilgiler verdiniz izleyicilerimiz için.

 

Fatih Boran Berber : Sağolun. Sizin de desteğinizle.

 

Muzaffer Yuner : Sevgili izleyiciler. Maalesef süremizin sonuna geldik. Bir sonraki programımızda tekrar buluşmak üzere hoşçakalın.

0 COMMENTS
LEAVE A COMMENT