Page title

20
Mar
Business Channel Türk TV’ye konuk olduk!
  • TeknoSOR
  • 789 Views
  • 0 Comment
  • Business Channel Tv . Haberler . İşkolik . teknosor .

Business Channel Tv’de yayınlanan Sema Baysal ile İşkolik programına TeknoSor Genel Müdürü Fatih Boran BERBER konuk oldu.

 

Sema Baysal ile İşkolik | Teknosor Teknoloji Gn. Müdürü Fatih Boran Berber ile söyleşisi

 

Sema Baysal : Merhaba sevgili Business Channel Türk izleyicileri. Bir İşkolik programından daha seslenmekteyiz sizlere. Her zaman olduğu gibi herkesi ekranları başına davet ediyoruz. Günümüz teknoloji çağına denk geliyor. O yüzden sizlerle bu gün çok farklı bir konu, ilginizi çekecek bir sistem ve sistemin kurucularından biriyle birlikte olacağız. Muhteşem bir kayıt gerçekleştireceğiz. Teknosor Teknoloji Hizmetlerinden Genel Müdürümüz Sayın Fatih Boran Berber bizimle birlikte olacak. Hoşgeldiniz.

 

Fatih Boran Berber : Hoşbulduk Sema hanım.

 

Sema Baysal : Evet. Bizler ve izleyicilerimiz öncelikle Sayın Fatih Boran Berber kimdir kendi dilinden tanımak isteriz. Buyurun.

 

Fatih Boran Berber : Tabii ki. Teşekkür ederim bana bu fırsatı verdiğiniz için. Fatih Boran Berber kimdir? Fatih Boran Berber 1992 yılında ODTÜ Bilgisayar Mühendisliğinden mezun olup ondan sonra yirmi yıl kadar profesyonel olarak teknoloji dünyasının her alanında çalışmış. 2010 yılı itibariyle de kendi işini kurmaya karar vermiş bir müteşebbistir. Aynı zamanda bir teknoloji hayranıdır. Ben burada kısaca ne yapmaya nasıl karar verdik ve ne yapıyoruzu sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Sema Baysal : Evet. Biz de bunu merak ediyoruz. Çünkü izleyicilerimiz biraz daha ekranlarının başına yaklaştılar sesi biraz daha açtılar ve Sayın Fatih Boran Berber neden bahsedecek? Bu yeni sistem bu yeni oluşum nedir? Teknolojide daha bizi neler bekliyor? ve Türkiye artık teknolojide çok iyi noktada diyorlar.

 

Fatih Boran Berber : Türkiye teknolojide daha iyi noktada olsun daha iyi noktalara gelsin. Teknolojiyi Türkiye’de çok yakından kullanıcı olarak takip ediyoruz. Bizim odaklandığımız konu da bu teknolojileri yeterince iyi kullanabiliyor muyuz? Özellikle bireyler ve KOBİ’ye odaklandık. Büyük kurumlar ve devlet bir şekilde teknolojiyi iyi kullanma konusunda gerekli desteği alabiliyorlar. Ama acaba bu teknolojinin son yeniliklerini tüm akıllı ev teknolojileri olsun sürekli yeni tabletler telefonlar farklı teknolojiler akıllı televizyonlar herşey akıllandı. Bunları yeterince iyi kullanabiliyor muyuz? Yeterince iyi verim alabiliyor muyuz? Ve de KOBİ’lerimiz mesela teknolojiden yeterince doğru faydalanabiliyorlar mı? Ya da ürettikleri ürünleri  bu teknolojiyi kullanarak Dünya’ya pazarlayabiliyorlar mı? Bu konularda açık olduğunu sezinleyerek 20 yıllık profesyonel  iş hayatının üzerine dedik bi biz artık kendimiz bir şeyler,  bu konuda hareketler yapmamız lazım. Dedik ki bu teknolojilere destek verebilmenin en doğru yolu kişilere hızlı bir şekilde ulaşabilmek ve maliyeti düşük kalitesi yüksek bir hizmet vermek. Bunun yolunu da bir çağrı merkezi sistemi. Yani kişilere telefonla veya uzak bağlantı teknolojileriyle onların sahip oldukları cihazlara erişerek hem sorularını hem de sorunlarını çözebilmenin en doğru yolunun çağrı merkezi sistemi üzerinden bu hizmeti vermek olduğuna karar verdik. Çünkü bu sayede maliyetler düşüyor ve müşteriyle, danışacak olan kişiyle birebir yakın temasta olabiliyorsunuz. Yan yana gibi olabiliyorsunuz aslında. Böyle bir model geliştirdik ve bu modelle de 500 bin üzerinde kişiye destek vermişiz 5 yıldır. Çok ciddi bir rakam. Oluşturduğumuz modellerin birinde 11820 Teknoloji Destek Hattı diye 118li bir hat kurduk. Bu hattı herkes arayabiliyor 7/24. Gecenin bir yarısında bilgisayarım mavi ekrana düştü, telefonum çalışmıyor ne yapabilirim diye gece gündüz cumartesi pazar bayram seyran arayıp sorabiliyor. Hatta sahibinden.com da ilan vermek istiyorum diyor. İlan vermesine bile yardımcı olabiliyoruz. Cep telefonuna uzak bağlantı ile bağlanıp, modemi internete bağlayamadım kabloları acaba doğru yapıyor muyum? Ya da TV ye kabloları doğru bağlayabiliyor muyum? Evde de benden başka kimse yok ben de pek anlayamıyorum diyen kişiye telefonuna uzak bağlantıyla bağlanıp kamerasını açıp telefonu lütfen kablolara doğru tutar mısınız deyip oradaki kablo karmaşası içerisinde neyi ne yapması gerektiği konusunda yönlendirebiliyoruz. Verdiğim örneklerde olduğu gibi; son teknolojilerden faydalanarak insanlara faydalı bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Çok şükür de bu yönde hızlı adımlar atıyoruz.

 

Sema Baysal : Gerçekten de çok ciddi bir hizmet bu! Ben teknolojiyi biraz geriden takip ediyorum. Ve geriden takip ettiğim için de malumunuz dekoderle ya da bir takım alıcılarla televizyonlarımız çalıştıran sistemlere mahkumuz. 5 ay boyunca TV izleyemediğim oldu. Alıcımı ayarlayamadığım için ve bir inattır ki bu uydu alıcısını ayarlatmaya da götürmedim. Böyle bir sektör oluşmasına izin vermemek için.

 

Fatih Boran Berber : Bundan sonra size her konuda yardımcı olmak isteriz.

 

Sema Baysal : Demek ki benim gibi bireyler de her konuda destek alabilirler sizden.

 

Fatih Boran Berber : Kesinlikle.

 

Sema Baysal : Bunun için çok ciddi bir altyapı gerekiyor doğru mu? Bunu nasıl oluşturdunuz?

 

Fatih Boran Berber : Doğru. Aslında ben bu işi kurarken büyüklerimize danıştım. Sektördeki duayen ağabeylerimizle konuştum. Ağırlıkla “Kesinlike olmaz.”, “Çok zor.” gibi yaklaşımlarda bulundular. Ve tabii bu bizi pes ettirmedi daha da kamçıladı. Neden derseniz o yaklaşım bilişim ve telekominikasyon sektöründe kurumsallığın altında hep sözleşmelerde servis seviyesi anlaşması (SLA) vardır. 2 saatte sorunu çözeceksin. Şunu yapacaksın bunu yapacaksın gibi taahhütler vardır. Düşününce bireyin veya KOBİ’nin böyle bir 2 saatte çözülecek işi yok. Abi sen yap da işimi ama ne zaman yaparsan yap. Akşama kadar yarına kadar da olur ama sen onu bir yap. Yaklaşım böyle. Dolayısıyla biz bir sorunu 24 saatte, o an çözemesek de araştırıyoruz soruşturuyoruz ilgili yerleri arıyoruz bakıyoruz ediyoruz çözümü bulup o anda çözemezsek müşterimizi daha sonra geri arayarak çözüm sunuyoruz. Dolayısıyla kurumsal dünyadan farklı bir şekilde benim işim çözülsün yaklaşımı var. Biz tabii ki araştırıyoruz geliştiriyoruz, sürekli dökümantasyonlar oluşturuyoruz. teknoloji blogları yayınlıyoruz. Hem kendimiz faydalanıyoruz hem de internete de açtık herkes google’dan araştırdığı zaman, www.teknodestek.com.tr adresinde bir blogumuz var, bu blogdan pek çok faydalanan kişiler var. Günlük 7 bin ila 10 bin ziyaretçimiz oradaki teknik bilgilerden faydalanıyor. Sorun çözerken biz de faydalanıyoruz. Bu şekilde herkese de açtık. Bir de biz bu konuda şöyle bir yaklaşıma girdik ilk başından beri. Orta kademe çalışan profesyoneller dediğimiz Türkiye’de çok sayıda Meslek Lisesi ve Meslek Yüksek Okulu mezunumuz var.  Hemen hemen her ilçede meslek yüksek okulu ve meslek lisesi var bu güzel bir atılım. Buradan mezun olan gençlere iş kolları açmak lazım. Biz de burada bir nebze yardımcı olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü bizim çalışanlarımız ağırlıkla Türkiye’nin her yerinden. Bizim evden çalışan asistanlarımız var.

 

Sema Baysal : Çok güzel. Bunu biraz detaylandırır mısınız? Çünkü bu konuda size ulaşmak isteyen olacaktır düşüncesindeyiz.

 

Fatih Boran Berber : Olabilir tabii. Böyle bir müracaatı karşılayabilmek için öncelikle bizim işlerimizi büyütmemiz lazım.  Hedefimiz bu yönde tabii. Bu işi yapabilmek için teknolojiler o kadar gelişti ki, evinizde iyi çalışan bir internetiniz, iyi bir bilgisayarınız, güzel bir mikrofonlu kulaklığınız olması yeterli. Çünkü çağrı merkezi sistemleri artık tamamen bulut teknolojileri üzerinde internet üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla evinizde bulunduğunuz ortamda o çağrıyı, merkezden bulut üzerine sizinle ilgili çağrıları size yönlendirebiliyoruz. Çağrı derken soru, sorun ve müşteriden gelen talebi. Türkiye’nin neresinde olduğunuzun da bir önemi yok. Biz şu anda Ankara, İzmir, İstanbul, Erzincan, Erzurum, Mardin gibi illerdeyiz. 30 çalışanımız bu illere dağılmış durumdalar. Bir çağrı geldiği zaman biz bile nereye gittiğini bilmiyoruz. Türkiye’nin her yerinde dolanıyor.

 

Sema Baysal : Muhteşem bir sistem!

 

Fatih Boran Berber : Ev hanımları çalışıyor. Çağrı aldıkları süre içerisinde çocuklarına anneleri bakarken kendilerini odaya kapatma şartıyla. Çünkü çocuk sesleri çıkması çok profesyonel olmuyor. Ama gerçekten bundan mutluyuz biz. Çünkü çoğu kişi dışarıda bir işe gitmektense böyle bir işte çalışmayı tercih ediyor. Canla başla sarılıyorlar. Ve bizde dönüşüm yok. Ayrılmıyor bizden kimse. 5 yıldır varız, çalışanlarımızın çalışma süresi ortalama 3,5-4 yıl civarında.

 

Sema Baysal : Bu çok çok önemli! Oldukça geniş ve sağlam bir aile oluşturuyorsunuz sistemi kurarken.

 

Fatih Boran Berber : Çok doğru. Tüm Türkiye’deki bir aile. Aynı zamanda İzmir’de güneşi, Erzurum’da karı görebiliyoruz.

 

Sema Baysal : Ne kadar güzel. Peki tüm Türkiye dediniz. Ama yurt dışında da bir çok Türk vatandaşımız var. Bir süre yurtdışında yaşadığım için de bu sıkıntıyı çok çok iyi bilirim. Teknoloji özürlü olduğum gibi yabancı dil özürlüyüm de. Tüm gençlerimize çok ciddi bir telkinde bulunmak istiyorum. Yabancı dil üzerine mutlak surette gitsinler hepsi diyorum. Yurt dışında pek çok Türk vatandaşı var. Peki sağlamış olduğunuz bu hizmeti netice itibariyle onlar da çok ciddi sıkıntılar yaşıyor ve yabancı dil bilmiyor birçoğu. Bu hizmeti yurt dışına da genişletebilir misiniz?

 

Fatih Boran Berber : Aslında genişletebiliriz. Bu yönde çalışmalara da başladık. Örneğin Azerbaycan’da görüşmelere başladık yakın zamanda. Biz yeni bir şirketiz. 5 yıl oldu. Öncelikle kendimizi Türkiye’de kanıtlamak istedik. Çok şükür belli bir noktaya geldik. Daha da ilerlemek istiyoruz. Uluslararası olmaması için hiç bir sebep yok. Çünkü kurduğumuz model evrensel bir model. Kullandığımız teknolojiler de evrensel. Dünyanın herhangi bir yerinden eksik hiçbir yönümüz yok. Ve hatta böyle bir modelde – teknolojinin her alanında biz destek veriyoruz – kişi bize çamaşır makinası ile ilgili de epilasyon cihazı ile ilgili de herşeyi sorabiliyor. Dediğiniz gibi bayanlar sormaktan çekinmiyor. Erkekler biraz daha çekingen. Bayanlar araştırmak yerine bilen varsa sorayım diyor. Bu da doğru bir yaklaşım, işi hemen görülüyor. Şimdi bu evrensel olduğu için yurtdışında da Türk kökenli kardeşlerimiz bizim adımıza oradan çağrıyı alabilirler. Böyle bir model olabilir. Hatta bulundukları ülkenin diline hakimlerse o ülkeden biz bir çağrı merkezi işini alıp kendi ülkelerinden hizmet verdirebiliriz.

 

Sema Baysal : Ya da şu an itibariyle böyle bir birim Türkiye’de var olacaksa size hemen ulaşabilirler mi? Örneğin Kanada’da bir Türk vatandaşı çamaşır makinasını çalıştırmayı bilmiyor. Ulaşabilir mi size?

 

Fatih Boran Berber : Telefon sistemiyle ilgili skype vs. den de çağrı almaya başlayacağız.  O sistem açıldığı zaman tabii ki olabilir. Ama şu anda Teknosor’a mesaj yolu ile ulaşan herkese de bilgi veriyoruz mutlaka.

 

Sema Baysal : Muhteşem. Şimdiden 7-8 bin kişiye de ulaşmış durumdasınız bloglarınızdan. Size mutlak surette ulaşacaklardır. Peki bu işi kurarken – her işi kurarken yeni bir sistem yeni bir model ve çok da zor teknolojinin içinde tam da ortasında bir sistem – zorluk yaşadınız mı? Ya da ne tür zorluklar yaşadınız.

 

Fatih Boran Berber : Dediğiniz gibi, yeni kurulan bir konuda özellikle Türkiye’de çok zorluklar yaşanıyor. Çünkü bizim kültürümüzde – gayet iyi biliyorsunuz – hata yapanı cezalandırma var. Amerikan kültüründe olduğu gibi hata yapa yapa öğreneceksin yaklaşımı yok.  Bir kere bir kafe açıp onu batırdıysa ailenin her ferdi tarafından kişi bir daha iş yapmamak üzere cezalandırılır. Şimdi belli bir yaşa gelip böyle birşeye kalkışınca benim birkaç önerim olabilir yaşadıklarımdan yola çıkarak. Bir yeni bir iş kurmaya kalkıyorsanız gerçekten böyle bir işe ihtiyaç var mı? Farklı bir şey, olmayan bir şey, bir fikir, olmayan bir konuya mı, yaraya mı merhem oluyorsunuz? İki yapacağınız işin uzmanı mısınız? Pek çok uzman tarafından kabul edilmiş 10.000 saat kriteri vardır. İş yapmak istediğiniz konuyla ilgili 10.000 saat bil fiil deneyiminiz var mı? O işi yapmışlığınız var mı? Hatta hep Beatles örneği verilir. Almanya’daki bir fuarda 10.000 saat beraber çalıp birbirleriyle o şekilde grup haline gelmişler. Bizim de kendi işimizin konusu teknoloji desteği. Bu konuyu çok iyi biliyorduk. Oradaki açıkları araştırdık. Model bulmaya çalıştık. Biraz önce söylediğimiz evden çalışma modelini bularak aynı zamanda maliyetleri düşürdük. Bulut teknolojileri kullanarak santral yatırımı yapmadan bu işe girmenin yolunu bulduk. Çok büyük ve merkezi bir ofis olmak zorunluluğu yoktu. Akıllı ve inovatif hareketlerle ayakta durmayı başardık. Yoksa hiçbir destek almadan. Annemizden, babamızdan, kardeşimizden aldığımızla, bankaların verdiği kredilerle gerçekten zor. O yüzden bir işe başlanacaksa benim önerim bildiğiniz işin yapılması, üzerinde iyi çalışarak, gerçekten doğru işi yapıyor musunuz? Çok fazla atımlık topumuz yok. Macera herkesin yaptığı şeyi ben de yapayım değil de, sizin gerçekten iyi olduğunuz ve o konuda farklılık yaratabileceğiniz bir konu olsun. O konuyu seçin. Ondan sonra da vazgeçmeyin. Yani biraz gemileri yakmak gerekiyor. Çünkü acaba tekrar profesyonel hayata dönsem mi diye düşünürseniz illaki enerjiniz düşüyor. Enerjiyi odaklayabilmek için ağaçkakanın tek noktaya gaga vurduğu gibi vazgeçmeden aynı noktaya doğru çabalamanız gerekiyor. Pek çok konuğunuz benzer şeyler söylemişlerdir. 3 yıldan önce bir işin ayağa kalkması çok mümkün değil. 3 yıl at gözlüğü takarak o konuya eğilerek, vazgeçmeyerek, yılmayarak görmek gerekiyor. Her yıl da bir onu bir bunu denemek de çok doğru olmayabilir. Benim de naçizane tavsiyem bu olabilir.

 

Sema Baysal : Peki. Siz hedeften şaşmamayı nasıl başardınız? Çünkü bu zorlukların içerisinde kilitlenmiş olduğunuz bu hedefe belki de “Yok tamam buraya kadardı.” diyebilirdiniz. Ama başarmışsınız. Nasıl başarıldı bu?

 

Fatih Boran Berber : Bu konuda sizinle ortak yanlarımız olabilir. Biraz sosyal sorumluluk yaklaşımı. Türkiye’nin her yerindeki çocuklarla bu işi yapacağız hayali. Benim 30-40 personelimi, Türkiyenin her yerinden teknoloji bilen kişileri istihdam edip yetiştirme onlarla bir şeyler yapma hayalimi sürekli canlı tutmak denilebilir. O da oldu çok şükür.

 

Sema Baysal : Gerçekten de bunu başarmışsınız. Sizinle ortak olmak isteyen firmalar var bildiğimiz kadarıyla. Ortaklık düşünceniz, yaklaşımınız nedir? Nasıl belirlediniz kurallarınızı şartlarınızı bu konuda?

 

Fatih Boran Berber :  Zaman zaman ortaklık talebi oluyor. Her firmanın da hayatında bir gerçek, bir ortaklık olması daha büyümek. Bu konuda şöyle düşünüyorum; çok ciddi bir hedefiniz varsa yani şirketi belli bir noktaya getirmek için belirli miktar harcama yapmamız gerekiyor gibi ciddi bir iş planınız varsa, o iş planınız doğrultusunda ortaklıktan gelecek olan maddi veya faaliyetsel veya desteksel kaynakların nereye gideceğini planlayarak böyle bir yola girmek gerekir. Bizim şu ana kadarki görüşmelerimizde o noktada uzlaşamadık. Dolayısıyla ortaklık almamayı tercih ettik, bu sayede de esnekliğimizi ve bağımsızlığımızı korumuş olduk. Çünkü ortaklık demek bir yandan da sizin her yaptığınız faaliyetle ilgili sizi denetleyen ve her yaptığınızla ilgili hesap vermek zorunda olduğunuz bir mecranın içinize girmesi demek oluyor. O noktada da çok dikkatli olunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz de henüz bir karar vermedik ama dikkatliyiz ve şu an bağımsız gidiyoruz.

 

Sema Baysal : Ama gelecekte neden olmasın diyoruz. Katılımınız için çok teşekkür ediyoruz. Evet sevgili İşkolik izleyicileri Teknosor Teknoloji Hizmetleri’nden Genel Müdürümüz Sayın Fatih Boran Berber’i ağırladık. Hoşçakalın.

0 COMMENTS
LEAVE A COMMENT